Tarihsel Bilinç ve Toplumsal Hafıza

Milli ve özel günlerde düzenlenen söyleşiler, tarihsel bilinç, toplumsal hafıza ve kurumsal değerlerin güçlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. 8 Mart, 10 Kasım, 23 Nisan gibi özel günlerde kurum içi etkinliklerde kullanılabilir. Bu programlar, hem akademik ve tarihsel içerikli hem de kurumsal değerleri vurgulayan bir yapı sunar. Herhangi bir ideolojik veya motivasyon odaklı içerik barındırmaz.

 

CUMHURİYETİN YENİ YÜZYILINDA - MİMOZA KADINLARI

Her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde dünyada kadının global sembolü olan sarı mimozalardan başlayan; bir direnişin ve ortak hafızanın izini süren sarı bir yolculuk.

Dr. Ceylan Adanalı’nın “Mimoza Kadınları” anlatısı; kırılgan görünen ama kökleri sağlam ve sarsılmaz olan bu çiçeğin neden kadınların sembolü olduğunu hatırlatırken, Kurtuluş Savaşı’nın adsız kahramanlarından Cumhuriyet’in ilk öncü kadınlarına, Köy Enstitülerinin aydınlık mirasından köylerdeki kız çocuklarının cesaretine uzanan görünmez bir zinciri söz, sinevizyon ve müzikle sahnede canlandırıyor.

Sarı aksesuarlarla çoğalan bu ortak hafıza; bir yandan annelerden kızlara devredilen gücü, öğretmenliğin ve kadın olmanın toplumdaki dönüştürücü etkisini hatırlatırken, diğer yandan geçmişten bugüne uzanan dayanışmanın sürekliliğine sessiz ama güçlü bir çağrı yapıyor.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze

 

BİR KİTAP AYRACININ GÜNLÜĞÜ

“Bir Kitap Ayracının Günlüğü”; bir ayraçla başlayan çocukluk anısının, zamanla insanın hayatına yön veren katmanlı ve derin bir iç yolculuğa dönüşmesinin hikayesini sahneye taşıyor.

Cumhuriyet tarihinin izleriyle örülen bu anlatı; Köy Enstitülerinde filizlenen okuma kültüründen, çocukların dünyasını büyüten okuma bayramlarına uzanırken, kitapla yaşam arasındaki sessiz ama güçlü bağı da görünür kılıyor.

Kitapların sadece bilgi değil; insanı, toplumu ve geleceği dönüştüren bir güç olduğunu, Atatürk’ün kitap tutkusuna dair öykülerle kulağımıza fısıldayan bu söyleşi; kısa filmler ve görseller eşliğinde izleyiciyi kendi okuma serüvenine yeniden bakmaya davet ediyor.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze

 

SEN BUNU OYUN MU SANDIN?

Bir seksek çizgisi, bir saklambaç köşesi, bir topun peşinden koşulan sokaklar…

Peki ya hepsi geleceğin provasını yapıyorsa? Ya oyunların altında geleceğin çok büyük bir gerçekleri saklıysa?

“Sen Bunu Oyun Mu Sandın?”; çocukluk oyunlarının aslında cesaretin, kararlılığın ve başarının ilk tohumlarının nasıl attığını sahnelere taşıyan bir söyleşidir. Türk ve dünya tarihine yön veren isimlerin çocukluk hikâyeleri; söz, görüntü ve müzik eşliğinde çocuklara ilham olurken, tarihsel ve güncel anlatımlar çocukların hayal dünyasıyla buluşuyor.

Bu yolculuk; oyunların sadece eğlence değil, geleceği şekillendiren öğretici ve dönüştürücü birer deneyim olduğunu hatırlatıyor, çocukları kendi oyunlarına, hayallerine ve içlerindeki güce kulak vermeye davet ediyor.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze

 

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA

“Orda Bir Köy Var Uzakta”; kırsal yaşamın görünmeyen yüzünü, kadınların ve kız çocuklarının omuzladığı sorumlulukları, eğitime uzanan kırılmaları ve tüm zorluklara rağmen filizlenen başarı hikâyelerini söz, görüntü ve müzik eşliğinde katmanlı bir bütünlük içinde ele alıyor.

Konuşmacının yıllara yayılan köy çalışmaları ve sahaya dayalı gözlemleriyle beslenen gerçek görüntüler; Köy Enstitülerinin bıraktığı izlerle, bugün hâlâ köylerde ışık yakan öğretmenlerin hikâyesini buluştururken köylerde biriken potansiyelin toplumsal gelecekle kurduğu derin bağı da görünür kılmakta.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze

 

TÜRKÜLERDE CUMHURİYET

Cumhuriyetin kurulduğu yıllardan bu yana hayatımızda olan; bazen neşemize, bazen kederimize eşlik eden türküler…

Hangi dönemin tanıklığını yaptılar?

Hangi duygularla, hangi ihtiyaçla doğdular?

Türkülerde Cumhuriyet; ezgilerin arasına saklanmış tarihsel kırılmaları, umutları ve direnişleri gün yüzüne çıkaran bir anlatı.

Sözlerin ardındaki toplumsal hafıza ve türkülerin taşıdığı tarihsel izler, geçmişten bugüne uzanan bilge ve derinlikli bir zaman tünelinde izleyiciyle buluşuyor.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze

 

BİR TÜRK EĞİTİM TARİHİ DESTANI – KÖY ENSTİTÜLERİ

1950’li yıllara damgasını vuran; köylüyü cehaletten alıp bilgiyle, yoksulluktan alıp üretimle buluşturan eşsiz bir eğitim destanı…

Cumhuriyet’in ilk yıllarının imkânsızlıkları içinden doğan bir aydınlanma hikâyesi.

Eğitimi, üretimi ve dayanışmayı aynı potada eriten tarihsel bir deneyim.

Bu anlatı; Köy Enstitülerini mümkün kılan halk kahramanı Milli Eğitim bakanlarını, iz bırakan eğitim yöneticilerini ve bugün dünyanın örnek aldığı eğitim modelleriyle olan şaşırtıcı benzerliklerini sahneye taşıyor. Bugünün köy öğretmenlerinin çabalarında hâlâ hissedilen o ruh, şarkılarla şiirlerle görsellerle sahnede Dr. Ceylan Adanalı’nın anlatımıyla yeniden yankılanıyor.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze

 

İNSAN ATATÜRK

Tarih kitaplarının sayfalarından taşan; gülen, düşünen, merak eden ve bazen de yalnız kalan bir lider.

İnsan Atatürk; kısa filmler, görseller ve az bilinen anekdotlar eşliğinde; Atatürk’ün günlük hayatta, dostluklarında ve yalnız anlarında bıraktığı izleri görünür kılıyor.

Bu söyleşi, tüm dünyanın önünde saygıyla eğildiği büyük bir lideri bir anıtın ardından değil; insani yönleriyle, zaafları ve tutkularıyla tanımaya davet ediyor.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze

 

SİLGİ TOZU

Silgi Tozu; çocuklukta bir silginin sembolize ettiği değerlerden, bireyin öğrenme serüvenindeki yerine olan yolculuğunu sahneye taşıyor.

Hatanın öğrenmenin doğal bir parçası olarak kabul edildiği bir eğitim anlayışına doğru açılan bir anlatı.

Bu söyleşi; kişisel bir çocukluk hafızasından başlayarak, eğitimin bireyleri, toplumları ve gelecek tahayyülünü nasıl dönüştürdüğünü görünür kılıyor. Öğretmenliğin toplumsal değişimdeki belirleyici rolü, Köy Enstitülerinin tarihsel mirası, eğitimle yön değiştiren hayatlar ve nitelikli insan gücünün ülkeler arasındaki hareketliliği; söz, görseller ve kısa videolar eşliğinde anlatının farklı katmanlarında yer buluyor. Silgi Tozu; eğitimi yalnızca bilgi aktaran bir alan olarak değil, düşünmeyi, sorgulamayı ve yeniden başlamayı mümkün kılan temel bir insanlık pratiği olarak ele alıyor.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze

 

ÇANAKKALE RÜZGÂRI

Çanakkale…

Bir cepheden fazlası.

Dünyanın en güçlü ordularına karşı verilen, tarihin yönünü değiştiren bir direniş.

Çanakkale Rüzgârı; Birinci Dünya Savaşı’nın bu kritik kırılma anını, askeri bir başarıdan öte, dünya dengelerini sarsan ve “yenilmezlik” algısını parçalayan bir hafıza olarak sahneye taşıyor.

Cephede yaşanan insan hikâyeleri; Cumhuriyet türkülerinin taşıdığı duyguyla, görseller ve videolar eşliğinde anlatının içine karışıyor.

Bu söyleşi; Çanakkale’nin, ileride Kurtuluş Savaşı’na yön verecek ortak bilincin, liderliğin ve direniş kültürünün sessizce mayalandığı bir eşik olduğunu hissettiriyor.

Tarih; söz, ezgi ve görüntüyle iç içe geçerek katmanlı bir anlatımla sahnede can buluyor.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze

 

BİZ HALA BANDIRMA VAPURUNDAYIZ

“Biz Hâlâ Bandırma Vapuru’ndayız”, 19 Mayıs 1919’da başlayan yolculuğun yalnızca tarihsel bir an değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir bilinç ve sorumluluk olduğunu hatırlatan etkileyici bir söyleşidir. Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği Cumhuriyet fikrinin, günümüz gençlerinin duruşlarında, sözlerinde ve üstlendikleri sorumluluklarda nasıl yaşatıldığı; anlatı, görsel ve video destekleriyle ele alınır. Afetlerde gönüllülük, dayanışma ve birlikte hareket etme iradesi, Bandırma Vapuru’nun taşıdığı ruhla bugünün dünyasında yeniden anlam kazanır. Az bilinen Atatürk anekdotlarıyla geçmişle bugünü buluşturan bu söyleşi, süren bir emaneti hatırlatır.

Süre & Format:

  • 45 dakika (+/- 10 dakika)
  • Yüz yüze